Mavi Süvari (Der Blaue Reiter) Akımı

Almanya’da 1911-1914 yılları arasında etkili olan bir başka dışavurumcu grup, çekirdek kadrosunda Wassily KandinskyAugust Macke ve Franz Marc‘ın bulunduğu Der Blaue Reiter (Mavi Süvari).

    Bu gruptan önce Münihin genç Avangard sanatçıları, Kandinsky’nin bir dönem başkanlığını yürüttüğü, 1909’da kurulmuş Yeni Sanatçıları Birliğinin sergilerine katılmaktaydı. Birlik üyelerinin Soyut resme sıcak bakmaması, Kandinsky’nin ayrılıp Franz Marc’la birlikte Der Blaue Reiter grubunu kurarak genç sanatçılara yeni bir sergi çatısı açabilen Der Blaue Reiter grubu, kısa süren etkinliğine rağmen farklı eğilimlerden, akımlardan ve ülkelerden pek çok sanatçıya bir araya getirebilmiş ve etkili olmuştur. Grubun bu farklı eğilimlere açık tutumu ve çekirdek kadronun figürden çok soyut dışavurumculuğa yönelimi, Der Blaue Reiteri Die Brücke’den ayıran başlıca etkenler arasındadır. Ancak Der Blaue Reiter sanatçılarının beslendiği kaynaklarla Die Brückenin beslendiği kaynaklar farklı değildir:1912 yılında yayımlanan Der Blaue Reiter yıllığında Almanya ve Rusyadan halk sanatı örnekleri, Japon estampları Afrika ve Okyanusya’dan kültürel nesneler, Henri Rousseaunun raf resimleri, çocuk resimleri ve orta çağ heykelleri yer almıştır.

Franz Marc, The Tower of Blue Horses 1913

  Der Blaue Reiter grubunun, adını, hem Franz Marcın hem Wassily Kandinsky’nin atlara olan sevgisinden , hem de Marcın ruhani bir renk olarak nitelendirdiği maviye duyduğu sevgiden aldığı sanılmaktadır. Ayrıca Kandisky’nin erken dönem resimleri arasında “Mavi Süvari (1903)”  başlıklı bir resmi bulunmaktadır.

Der Blau Reiter sanatçılarından Kandisky, bu grubun kurulduğu yıllarda özellikle resim ve müzik arasındaki ilişkiye ayrıca renklerin müzikal-simgesel özelliklerine odaklanmış ve bu ilgisi sonucu ilk Soyut Dışavurumcu resimlerini yapmaya başlamıştır. Franz Marc ise insanlardan çok daha duyarlı olduğuna inandığı hayvanların genel olarak doğanın bir gizli güç taşıdığına inanmış ve resimlerin de bu gizli gücü görünür kılma çabasına girmiştir. Bir diğer Der Blaue Reiter sanatçısı olan August Macke, arkadaşı Franz Marc tarafından “Modern alman sanatında renk alanında görülmemiş bir güzelik ve cesaret örneği” olarak nitelendirilmiştir. Der Blaue Reiter gurubu Birinci dünya savaşının başlaması ve çekirdek kadrosundan Franz Marc ve August Mackenin ölümüyle tarihe karışmış, ancak soyut dışavuruma yönelik eğilimi başlıca sanatçıcı Kandisky tarafından sonraki yıllar da da sürdürülmüştür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir